Kurumsal

Kuzguni Sanat Cafe Breasserie



HER TAT ASLINDA HAFIZADA GEÇMİŞLE BUGÜN ARASINDA KÖPRÜ KURAR

Yemek ile edebiyat arasında çok derin ve anlamlı bağlar vardır.Yenilen yemekler edebi eserlerde basit birer çeşni olarak durmaz.Yazar veya şair yemekle ilgili yaşanmış deneyimlerini hikayeleştirmeden ,şiirleştirmeden edemez.

Fûruzan'ın ''Sevda Dolu Bir Yaz'' daki kahvaltı sahnesi ile Aslı Perker'in ''Sufle'' sinde olduğu gibi kahramanların hayal kırıklıklarının ilacını bir yemek tarifinde bulduklarına tanıklık edersiniz.Marcel Proust'un ''Yitik Zaman Ardında''daki''çörek deneyimini'' hatırlayın. '' İstanbul Bir Masaldı''da Mösyö Jack ,kederli ve talihsiz baldızı Madam Estereya'nın cenaze yemeğinde rakılı kurabiye ile patlıcanlı börek yer ve bu tatların kendisine hatırlattıklarıyla başbaşa kalır. ''Lunapark Kapandı''nın kahramanı en büyük yalnızlık ve terk edilmişlik anılarının birinde evde kalan bayat ekmek,biraz yumurta ve peynirle''kaybettiklerine daha çok tutunma amacıyla''alelacele bir börek yapmaya kalkışır.

"YEMEK İLE EDEBİYAT ARASINDA ÇOK DERİN VE ANLAMLI BAĞLAR VARDIR;ÇÜNKÜ YEMEK HAYATIN DA EN VAZGEÇİLEMEZ YERLERİNİN BİRİNDE KENDİSİNİ VAR EDER."

Büyük yazarlarımız Sait Faik Abasıyanık'tan,Yusuf Atılgan'a ,Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan,Oğuz Atay'a pek çok isim birbirinden unutulmaz sofra sahnelerinde pilavdan patlıcana,börekten balığa farklı lezzetlere öykü ve romanlarında başrol verirken;Tomris Uyar,Leyla Erbil ve Nezihe Meriç meyhanelerden ev içlerine uzanmıştır.Edip Cansever'in şiirlerini okumadan Beyoğlu meyhanelerini tanıyamazsınız.

HER LEZZET GERİYE DOĞRU BİR HATIRLAMA EYLEMİ İSE, BU HATIRANIN İÇİNDE VAR OLMA DİLEĞİYLE...